27 Temmuz 2017 Perşembe

yazacaktım ama ev yanıyor gibiydi.sen nabıyon...?

gittiğimde en çok neyi özleyecektim.

belki kahve fincanlarını.kırık kahverengi panjuru.caddedeki park yerlerini.kimsesiz gibi duran sokak lambasını.ateşböcekleri yine sarhoş olmalı.müziğin sesi gökyüzüne yükseliyor.ateşböcekleri hiç üşümezler mi?belki de oturup şiir yazmalı...sarhoş ateşböcekleri.

gittiğimde en çok neyi özleyeceğim.
belki senin gelmeyeşini.oysa kahveyi hep iki kişilik yapıyorum.ve terliklerini koltuğun altında saklıyorum.bunu da özler miyim? bilmiyorum.kelimeler çalıyorum bazen ,başıboş ,sonsuz ,kalabalık.pencereyi hep açık unutuyorum.
kelimeler gökyüzüne yükseliyor.vakit geceyarısı.00:12

belki gitmeyi özlüyorum.gidip geri dönmeyi,seni beklemeyi,gelmeyişini...
kahve fincanlarını kimsesizlere dağıtmak gibi güzel şeyler düşünüyorum.
bir bekleyiştir sonuçta.masanın diğer ucuna oturup ,karşılıklı kahve yudumlamanın bekleyişi.
güneş ışığı kadar aydınlık.pazartesi kadar yorucu.


okuyorsa okuyucuya not:inan hava çok sıcak ve hiç romantik olamıyorum.ateşböcekleri üşür mü? bilmem ama ,şöyle bir üşümek istiyorum.hatta titremekten dişlerim takırdasın.nankörüm,bu doğru.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

kasılıp kalmak

şurda yemin edebilirim;sekizinci sınıftaki çocuğumu okuldan alıp hayata öyle devam etmesini istiyorum.yaz burnumuzdan gelmişti,teog kabusund...