20 Eylül 2017 Çarşamba

kasılıp kalmak

şurda yemin edebilirim;sekizinci sınıftaki çocuğumu okuldan alıp hayata öyle devam etmesini istiyorum.yaz burnumuzdan gelmişti,teog kabusundan dolayı.şimdi teog birgün gece yarısı kaldırıldı.evladım hergün yeni bir
komployla eve geliyor,şöyle olacakmış yeni sistem diyor .yaz boyu teogla yatıp teogla uyanan bense ona bunları düşünme lütfen ,diyorum.sonuç kesin açıklandığında yolumuzu çizeriz.
yedinci sınıfın son zamanlarında okulda görüşmeler düzenleyip,rehberlik öğretmenleri dahil,çocuğumuza bu sene hayatı zehr etmemiz konusunda eğitim almıştık.orda tepkimi göstersem dahi,yine de sonunda koca çenemi kapayıp
boyun eğmiştim.müdür bey bana çocuklarımıza hayatı zehr etmemizi ve bunu rehberlik öğretmenimizinde salık verdiğini söylemişti.onca veli içinde sadece ben konuşuyordum.kimse görüş bildirmiyor sadece dinliyordu.
boyun eğip söylenenleri uygulamam gerektiğine ikna olmuştum.hızlandırılmış yaz kursuyla başladık.yaz tatili yapmadık bu sene.sonra gidip peşin peşin ödeme yapıp kıytırıktan bir etüt merkezine binlerce lira yatırdık.bazı şeylerden kısacaktık elbet.şimdi hepsi elimizde patladı.bakanımız taksi durağından açıklama yaptı''rahat olun''...
ben çocuğuma bu sene aşık bile olma demiştim.hiçbir kızı düşünmeye bile vaktin olmayacak.
günlerdir kafam çok karışık.eğitimcileri dinliyorum,onlarda benden farksız durumda ,kafası karışık.
şu an istiyorum ki okulsuz bir hayatımız olsun.eskilerin dediği gibi ''okuyupta ne olacak''.resmen psikolojim bozuldu.ailecek aynı durumdayız.oğlum uyuduktan sonra konuşuyoruz ebeveynler olarak,yatakta konuşurken
sinirlenip sinirlenip kasılıp kalacağız o olacak.
şunları buraya yazarken bile tittriyorum.




19 Eylül 2017 Salı

Shutter Island

Görsel sonucu-

ooo kafa bin beş yüz oldu izleyince.ben öyle film felan anlatamam ...bu filmi izledimediyseniz ,izlerseniz ne demek istediğimi anlayabilirsiniz.Tabii anlayabilcek bir beyin hücreniz kalırsa.
sanırım benle oturup bir film izlemek istemezdiniz.şimdi noldu,burda ne demek istedi.yüzbin kez soruyorum.
belki de kendi zekanızın mükemmeliyetini benimle birlikte film izlerken algılarsınız ve bu çok keyifli olur.
lakin bir kadın olarak şunu diyebilirim ki;yakışıklı jön leonardo geçip giden zamandan nasibini almış.
lakin oyunculuk mükemmel.mükemmel evet.bunu zaten oscarlık filmi  ''Spotlight'' la  zirveye taşıdı .
bu filme tam anlamasam da on bin yüz yıldız verdim.



16 Eylül 2017 Cumartesi

Düşersem Tut Beni

-



bugün bayan c .yi gördüm.onunla kahve içtik.onu görmek ve kahve içmek
arasındaki olaylar oldukça sıradan.onunla konuşurken bana anlattığı
şeyler ... dedim ki,iyiler neden yorulur.neden yorulur..?iyiler neden
yorulur?

gece bu saat oldu ben bu sorunun cevabını
bulamadım.ağrılarım şiddetlendi ..ama en çok bunu düşünmekten
uyuyamadım.sanırım bunun tek bir cevabı yok..canım çok sıkıldı.



sonra ikiye on kala yeni şarkısı (bugün çıktı bu şarkı)
bu şarkılar hep beni anlatıyor...işte..
biri bana demet akalın şarkısından bahsederken ben desem ki demet akalın kim?şaka yapıyorum sansa demet akalın işte canım dese...ben de yemin etsem tanımıyorum diye...böyle olsa ne güzel olurdu...
şöyle oluyor..uğur uras usta 'nın (yada ikiye on kala) yeni şarkısı çıktı deyince ;o kim diyorlar.şimdi nasıl anlatayım

...
ama işte her şarkılarını seviyorum ben.
bu şarkılarını da sevdim.

ama bayan c ...gerçekten, iyiler neden çok yorulur..?





Ya bende bi sorun var

ya da hep beni bulurlar.

Çamura batmanın binlerce yolu var.

Sende bu durumdaysan,

kendini çok özlüyorsan,

düşünüp düşünüp
mutsuz oluyorsan..



bu sözlerin içinde kendime bir cevap arıyorum.







14 Eylül 2017 Perşembe

hedef kilo

geçen günlerde deeptone bir dizi hakkında yazmıştı.fargo yu tanıtırken '' Kahramanların filozof konuşmaları da eğlenceli. Bu konuşmalar hiçbir yere varmıyor. Neden söylendikleri de belli değil.'' diye belirtmişti.sonrasında bana
''o dizide senin tarz konuşmalar var.'' demişti bir yorumunda.
geçen gün böyle uzanıp kanalları zaplarken rastladım fargoya, izliyorum izliyorum ama anlamıyorum.birileri kaçıyor,birileri koşuyor,feci kar yağıyor,adamın biri korkunç cinayet işliyor..kafam allak bullak oldu.bir de çok konuşmuyorlardı.tabii ilk seyretmede bir şey anlamamış olabilirim.lakin tekrar izlermiyim tam emin değilim.

beni deeptone 'nin yorumu çok gülümsetmişti.evet buydu! yapmak istediğim şey.bir şeyler yazıyorum evet ama neden yazdığım belli değil...

aslında bazen çiğnediğim sakızdan bile bahsetmek istiyorum(.hmm sakızın tadı çok güzel,böyle ağzının içinde karpuz ve şeftali parçaları serin kumsallara atlıyormuşum gibi..)evet yanlış yazdım.serin kumsal olmaz ama sakızın hissettirdiği bu.sahilde oturmuşsun ve buz gibi karpuz yiyormuşsun gibi de olabilir.

bazen birilerine kemçirmek istiyorum.mesela hep aynı şeyleri yazan günlük yazarları var ve yorumcular çok şahane bir yazıdan bahseder gibi yorum yazıyorlar.bazen   kemçirmeli yorumlar yazmak istiyorum.sonra vazgeçiyorum.tek isteğim kimsenin kalbini kırmadan iyi bir insan olabilmek.çok gereksiz şeyler yazmak bazen eğlenceli olabiliyor.şu kahrolası dünyadan,dünyayı yöneten zalimlerden bahsetmenin kime bir faydası olabilir ki.


bu satırları okuduğunda


nuray abla o adamın şarkılarını dinleyip aahhh ! diye haykırıp,sanki rakı masasında dinliyormuşçasına efkarlanıp,
tombul ellerini iki yana savurttuğu zamanlardı.geçen seneydi .ne yalan söyleyeyim bir de şarkıyı söylemeye başladığında onunla tüm bağlarımı koparmak istiyordum.aramızdaki bağları kopardım nuray ablayla,...ama başka sebeplerden dolayı...
sonra o adam ''yakarım geceleri'' şarkısını seslendirmiş ve ben buna radyo dinlerken denk gelmiştim.büyülenmiştim
o anda.o adam olduğunu anlamamıştım aslında ...youtube ye yazıp aramaya başladım.aaa o adam söylüyordu.
çokta güzel söylüyordu.adını hep unutuyorum gerçi koray avcı'nın.şarkıyı dinlerken klibini izlemiyorum ama şarkı her başlayışında; aynı etkiyi hissediyorum.böyle ağlamak istiyormuşum gibi bir şey oluyor.burnum sızlıyor gibi.

aslında anlatmak istediğim bu değildi.nuray abla'dan hiç bahsetmek istemezdim bir de.


inanamıyorum şu an koray avcıyla ilgili bir yazı yazdığıma...

aslında en çok zilif'i yazmak istemiştim bu satırlara.utandım.korktum.yazsam kelimelerim yeter miydi anlatmaya.
en iyisi yayınevinin tanıtımını eklemek;



Oruç Aruoba'dan
'mürekkep = kan'
denklemine yaklaşan
bir mektup-kitap:
Bir sonraki gece
olmayabilecekken,
bıçak sırtında yazılmış,
bıçak gibi bir metin.











8 Eylül 2017 Cuma

ceviz reçeli

kabullenmek belki de,her şeye iyi geliyor.kanayan yaraları,ayrılıkları,yoklukları kabullenmek iyileştiriryor.
geçen günlerde bir şey duydum.kaderin üstünde bile bir kader var.dün buna şahit oldum .arkadaşımla konuşuyordum.başından geçenleri anlatıyordu.ve anlattıkları tam da kaderin üstünde bir kader olduğuna varıyordu.

sadece bilin istiyorum.daha iyiyim.çevremde ,yaşantımda her şey olması gerektiği gibi,ters giden bir şey yok.ama işte beynimin içi yorulmuştu.kavgam kendimleydi.daha doğrusu kendimle.bunun bir açıklaması vardır elbet.

telefonda ,dünyadaki en güzel keki sen yapıyorsun dediğinde ,kalbimde sıcak bir şeylerin mideme doğru aktığını hissediyorum.bu söz beni ne kadar iyileştirse de diğer yandan yaralıyor.
uzaktasın ve ben sana dünyanın en güzel kekini pişiremiyorum.işte benim kırılma noktam.ama eve her geldiğinde sana dünyanın en güzel kekini pişirebilirim.

öyle uzun uzun yazmak istiyorum ki,
ama kahvaltı yapmam gerekiyor.
sırf senin yüzünden ceviz reçeli yemeyi bıraktım.ama canım çok çekiyor.

en iyisi bir şarkı açıp,çayı demlemek..
daha sonra tekrar yazabilirim..

bak bu şarkı



4 Eylül 2017 Pazartesi

limonlu soda

ne yazacağımı bilmiyorum.
içimdeki bu boşluk duygusunun ,neden olduğunun tek bir sebebi yok.
böyle bir uçurumun kenarındayımda ,üstümde rüzgarda uçuşan eteğimi ellerimle tutuyormuşum gibi..ayağımı atsam düşecekken aslında...zihnim her şeyi düşünüyor gibi hissediyor ama aslında her şeyi karıştırıyor.
dinlenmem gerekiyor.kendimle başetmem gerekiyor.hiçbir şey gelmiyor içimden.


kasılıp kalmak

şurda yemin edebilirim;sekizinci sınıftaki çocuğumu okuldan alıp hayata öyle devam etmesini istiyorum.yaz burnumuzdan gelmişti,teog kabusund...