15 Kasım 2018 Perşembe

kısa kısa,

*uzun boyu,geniş omuzları  ve sert bakışları vardı.hiç konuşmasa,gülebileceğini düşünemezdim.
yumuşak sesi ve gülünce genişleyen ağzı ve bembeyaz dişleri vardı.
gülünce güzelleşirmiş tüm insanlar.
ben böyle şeyler yazmam aslında,hayatı anlamak,insanın hayata pozitif bakması,sevelim sevilelim misali...ama gülünce güzelleşen insanlar var işte.
buraya gelip yazma ihtiyacı hissettiren.

*benim için zor bir hafta oldu.annem katarak ameliyatı oldu.onun ameliyattan çıkışını beklemek asır gibi geçti.anneme düşkünüm.annem de öyle .çocuklarına aşırı düşkün.
şimdi iyi.yarın kontrole götüreceğim.devlet hastanesinde çok iyi ve insana değer veren bir doktora rastlamak büyük şans

*yine kafamın içinde tik tak tik tak ,öykü yaz,yaz,yaz ,hadi yaz vakti geldi.
kendimi yün yumaklarından kurtarabilirsem ,başlayacağım.
bebek,tilki,tavşan felan örüyorum.burda işte
sonra garip hissediyorum.bunların hepsi boşluktan.
vallahi boşluktan.

*sabah programları izliyorum kahvaltıdan sonra çay içerken.
en çok kayıp kadın haberleri oluyor.
kadınlar gidiyor dosttum.gidiyor.her şeyi arkasında bırakıp gidiyor.
çay fincanlarını,saç fırçalarını ,yastıklarını ama en acısı çocuklarını terkedip gidiyor.sevgisizlikten belki,belki yokluktan,değersizlikten...şiddetten..
bunları düşünmek yoruyor beni.

*telefondan yorum yazamadığım için yorumlara cevap yazmakta gecikiyorum.kusura bakmazsınız inşallah.

*şarkı

9 Kasım 2018 Cuma

kaçan keçiler..

saat 01:15

uykum kaçtı.
ben böğürtlen reçeli üzerine kaç hikaye yazabilirim diye düşünüyorum.ve senin böğürtlen reçeli yapan ellerini.ellerin.

ve sana böğürtlen reçelini hiç sevmediğimi söylemiyorum...

7 Kasım 2018 Çarşamba

uzanırken...

sevdiğimiz şeylerden bahsedelim.
aynalardan,yağmurdan,buzlu limonatadan,nisandan,mabel'den,
hüzünlü şarkılardan,atilla ilhan'dan,yıldızlardan,balıkçı yaka kazaklardan,ördüğümüz atkılardan ,kuşlardan,mutlu sonlardan...bahsedelim.

ve bana inan.inan bana.iyi insanlar var.iyi insanlar var.
ve sevdiğimiz güzel şarkılar var.

dörtbinyüzseksenüç

başlığa takılmayın lütfen.sadece başlık olmak için yazıldı.
pazarda ucuza satılan peynir kırıkları gibi bir yazı yazmak istiyorum.aslında peynirdi ama kırıldı,ayrıldı,parçalandı kalıbından.sonra kopan parçalar bir araya toplanıp
kırık ,parçalanmış bir ünvanla satışa sunuldu.

böyle bir yazı işte.aslında yazıydı ama amacından koptu ,anlamını yitirdi ve dörtbinyüzseksenüç başlığı altında yazılmaya başlandı.

aslında anlatılmak istenilen ''bi yürü git ,müzeyyen ;çok işim var'' kelimesini nasıl atomlarına ayırırım da anlatmak istediğimi karmançorman ,parçapinçik yapabilirimdi.

konuya peynir kırıklarıyla giriş yapıldı ve yazılmaya başlandı.yine de gerçek anlatılmak istenilen tam olarak yazıldı.amaç okura anlatmak istediğini vurgulamaktı...

beni çok önceden tanıyanların,yazdıklarımı bilenlerin okuyunca şaşırmadığı,ilk defa okuyanlarında
belki de şapşalca bir yazı  , dediği bir yazı oldu bu.

hepinizin gözlerinden öperim.

son olarak,tarih öğretmenim birgün parmak kaldırmadıysam,ders çıkışında ;ortalığı boş bırakıyorsun derdi ,bana.

şimdi anlıyorum hocam;ortalığı boş bırakıyorum.

ve palamutları çok seviyorum.





1 Kasım 2018 Perşembe

konu başlıkları ve sen.

elimde sütlü nescafem,kucağımda saatleri ayarlama enstitüsü,aklımda hayri irdal,pencerede kuşlar,ocakta pişen kuru fasulye,ortalıkta toplanacak peteklerin üzerinde kurumuş kazaklar ve biraz soğuk.günlerdir yatağımdan sıçrayarak uyandıran rüyalar,kuruyan boğazım,yutkunamayışım,sen,
kavgalarım,elektrik süpürgesine kaçan bozuk paralar,saçımdan her yere düşüp savrulan tel tokalarım,pencere pervazlarına dizdiğim kitaplarım,saksılarını değiştirdiğim menekşeler,yakın gözlüğüm,uykusuzluğum,sen,tanımadığım insanlar,izlemeyi unuttuğum ve unuttuğumu unuttuğum diziler,şarkılar,eski fotagraflar,eski arkadaşlar,hobiler,nehirler ve sen.
ben.

kıskanç mış.

olamaz!seni kıskanmış olamam.
bu tüm köprüleri yıkmak,şehri yağmalamak,eve giden son otobüsü kaçırmaktan daha feci bir şey.
seni kıskanmış olamam!
olamam!
olmaz!
olmasın!

30 Ekim 2018 Salı

bekle

müziğin sesini aç,parmaklarını harflerin üzerinde gezdir.içinde hapsolmuş isyanların sessiz kıpırtısı,huzursuzluğun,özlemlerin,
ve
bekle
ve
sonsuz noktalar bırak boşluğa
ve
boşlukları doldur.
ve
...

kısa kısa,

*uzun boyu,geniş omuzları  ve sert bakışları vardı.hiç konuşmasa,gülebileceğini düşünemezdim. yumuşak sesi ve gülünce genişleyen ağzı ve be...