13 Haziran 2018 Çarşamba

bitmeyen aşklar

kısa bir not:biraz önce yazdıklarımı sildim.
 her şeyi erteliyorum.bir yere gitmeyi,bir şarkıyı dinlemeyi,bir kitabı okumayı,bir şiir yazmayı,spor yapmayı,pencereden kuşları izlemeyi,çiçeklere su vermeyi...
yeniden başlayabilmek veya kaldığım yerden tekrar devam edebilmek için bir kaç güzel şeye ihtiyacım var sanırım.sıkı bir kelimeye ihtiyacım var.beni heyecanlandıracak,şöyle bir savuracak güzel şeylere...

(konudan saptım;)

anneciğim gelirken sana börülce getireyim mi?
sonra tiramisu yaparız.
terasta oturup beraber şehrin ışıklarına bakarız.
sonra bir ah! çekeriz karşılıklı...
bu beni heyecanlandırıyor.yaşamak güzel gibi geliyor.
hasretle bekliyorum.
belki 48 saat belki bir kaç saat daha fazla.
gerçekten heyecanlandım.


böyle bir gel git işte
duygularım..

başlık hikayeye heyecan katsın diye yazıldı.
bir dürtüklemek için kalbimi...



28 Mayıs 2018 Pazartesi

günlük

dün,
fesleğenin saksını değiştirdim.
kek pişirdim.
biber dolması sonra.

bugün,
evi topladım.
balkonu yıkadım.
yollar  şarkısını dinledim.

iki gün önce;
her şeyi akışına bıraktım.
zorlayınca olmuyor.
hayalkırıklıkları can yakıyor.

bugün;
her şeyi akışına bıraktım.
belki sonu hayallerimize çıkar.
bunu bilmiyoruz.

canım.
planlı çok işimiz var aslında.
sonu hayırlı olsun.
sana ve bana ve bize.

canım.
öyle çok seviyorum ki.
öyle çok.

birazdan,
eve gelince
sarıldığında,çok yorulmuşken,alnındaki teri
öperim.

gelecek;
sanırım biraz matematik,biraz ingilizce,biraz fizik ,biraz inkilap ve biraz dinden oluşan bir bütüne
sığdıramayacağımız kadar bizim ve en çok senin.

sitem,
bilsekte yine de içinde yaşadığımız bu düzen bizi istemediğimiz düzensizliklere itiyor.
yapmak istemediklerimizi yapıyor,söylemek istemediklerimizi söylüyoruz.bu bizi bulunduğumuz konuma çiviliyor.halbuki senin geleceğin,anlamsız soruların cevaplarıyla belirlenmemeli.
bunu biliyoruz.ama çivilenmişiz bir kere.çivilenmişiz canım.

sonra;
baki olan sensin,
baki olan biziz.
hayallerimiz bile hep birlikte,

canım.

23 Mayıs 2018 Çarşamba

kirli gülüş

ait olamama,ait hisedememe,
bu şehir tüm hücrelerimi ele geçirmişken,ben içinde bir hayalet gibi dolaşıyorum.doğan güneşe ben bakmıyorum.cıvıldayan kuşları ben sevmiyorum.yollarında ben yürümüyorum.sokaklarında ben kaybolmuyorum.ben olmayan içimdeki başka biri yapıyor bunları.
ben özlemle kavruluyorum sadece.
çok özlüyorum.
ankara'da olmak istiyorum.ankaradaki caddelerde kaybolmak,annemin dizinde yatmak,kızıma sarılmak,evimizin balkonunda çay içmek.tunalı hilmi'de arkadaşlarımla buluşmak...öyle çok şey.

şehirler değil bize ruh veren.ruhlarımız belki de şehirlere ait.hangi şehre karışmak istiyorsa ruhu insanın aklı da orda kalıyor.

beş sene önce buraya ilk geldiğimde her şey büyülü gibiydi.her yere ilk kez bakıyordum.bakir bir güzellik mi denir öyle bir şeydi.

ama özlemek daha ağır geliyor artık.
zaman diyorum birazcık zaman...

17 Mayıs 2018 Perşembe

normalleşmek

normalleşmeyi bekliyorum.sistemim çöktü,iki gün önce kendimi öylece yollara atmıştım.bir kot bir tişört,biraz hava alayım,bir paket süt,iki ekmek ve bir kutu dondurma alır gelirim hemen dedim.
saat iki buçuktu.köpekler buldukları gölgeye sıra halinde dizilmişlerdi.onlara saygı duruşuyla yanlarından geçmiş ,acaba geri mi dönsem mi bu sıcakta diye düşünmüştüm.
dönmedim.çarşıya kadar yürüdüm.ekmek,süt ve dondurma aldım.kimseyle konuşmadım.kimseyle rastlaşmadım.eve az kalmıştı sonra bir şey oldu.adım atamıyordum artık.bizim evin arka tarafındaki parka kadar son nefesim kalana kadar yürüdüm.oradaki banka bıraktım kendimi.beyaz ışığı gördüm galiba.her yer parlıyordu.beş dakika hiç kıpırdayamadım.sonra telefonu çıkarıp,po'yu aradım.koşa koşa yanıma geldi.poşetleri ve beni bulunduğum yerden alıp eve getirdi.
eve gelmiş olduğuma inanamıyordum.sonra iki saat boyunca yatakta hiç kıpırdamadan uymuştum.
ter ve korku yanıbaşımda kaldı.
baş ağrısı çabası.

tıp dilinde buna güneş çarpması deniyor.
mayıs ayının ,ağustos gibi davranması kişilik bozukluğu olabilir mi?
yeni yeni toparlanıyorum.
içim daralıyor hala.başım ağrıyor.

15 Mayıs 2018 Salı

Blog Muhasebesi Mimi

blog dünyasının cilveli işlerinden birisi mim yazmak sanırım.bunu pek beceremesem de
deneyeceğim.

sevgili deepinside  yapar mısın deyince kayıtsız kalamadım.
bakalım neler yazacağım.

 BLOG ALEMİNE NASIL GİRDİN?

2009 yılıydı.çocuklar ve ben küçüktük.blogcu daha popülerdi o zamanlar.internette bir şey ararken bir blog sayfasını tıklamıştım.sanırım dekorasyon önerileriyle ilgiliydi.sonra ara ara bakarken başka başka blogculara denk geldim.ben de yapabilir miyim dedim,açtım bir blog.blogcunun ana sayfası olurdu.orda yeni yazılardan kısa kısa yayınlanırdı.bir yazı dikkatimi çekti.kızmıştım aslında.gidip bir yorum yazdım oraya.yazının bütünü okuyunca yazarın duygularını aktarış şeklinin farklı olduğunu gördüm.sonra o yazar ve diğer arkadaşları bloggere geçti.(güzeldiler)
blogcu o aralarda sıkıntılıydı.yeni akım bloggerdi.blogcudan herkes bloggere geçmeye başladı.benim serüvenimde bloggere geçerek başladı ve bu güne kadar ulaştı.

 
 HANGİ BLOG SANA İLHAM OLDU?

blogcuda bir bloga yazdığı yorumda tıklamıştım blogunu .sonrası şu ana dek hiç vazgeçilmezim oldu.
onun gibi yazmak için çok uğraştım.ama yapamadım.o benim bahçemdeki zeytin ağacım,salkım söğüdüm,kavak ağacım,istanbul'da erguvan'ım masal'ım.o benim bir deli'cim....
ona rastlamamış olsaydım şu an yazıyor olmazdım blog aleminde.

BLOGA YAZDIĞIN İLK YAZI İLE SON YAZI ARASINDA FARK VAR MI?

en son blogumu muhatap alarak bu soruyu cevaplarsam,
benim bir tarzım belli kanunlarım yok.gündelik yazılar.genellikle kısa ,o an akılımdan geçtiği gibi.güzel bir şarkı dinlerken.bazen bir köprüden aşağıya sarkıyormuşum gibi,bazen koşuyor muşum gibi,bazen pencerenin kenarında öylesine duruyor muşum gibi...

 YAKIN ÇEVRENDEKİ İNSANLAR BLOGUNU BİLİYOR MU?

 sadece eşim biliyor.yazı işlerimde beni özgür bıraktı.:)
okuyup okumadığını bilmiyorum.
başka hiç kimseye söylemem.

 BLOG YAZMAK YAŞANTINA NE KATTI? YA DA NE ÇIKARTTI?

 farklı dünyalar ,farklı bir gözle bakmayı öğrendim her şeye ve bir sürü bilgi.limon nasıl yetiştirilir gibi mesela:)
ne çıkarttı ;
saflığımı ...

 ŞUAN BU MİM YAYINI İLE BİRLİKTE BLOGUNDA KAÇ YAZI VAR VE KAÇ SAYFA GÖRÜNTÜLENMEN VAR?

bu soruya cevap veremeyeceğim.ben blogla ilgili olarak hesap kitap işini çok geride bıraktım.ilk zamanlar kaç ziyaretçi,kaç yazı,kaç yorum merak ederdim ama artık bunları düşünmüyorum.çok geride kaldı bu iş.

 HANGİ BLOGUN MUHASEBESİNİ ÖĞRENMEK İSTİYORSUN?

 yazmak isterse;

N.Narda 

umarım bu mim işini becerebilmişimdir.

sevgi ve hürmetle... 
 

bitmeyen aşklar

kısa bir not:biraz önce yazdıklarımı sildim.  her şeyi erteliyorum.bir yere gitmeyi,bir şarkıyı dinlemeyi,bir kitabı okumayı,bir şiir yazma...