7 Aralık 2017 Perşembe

Kalpsiz

Şişko Şükran Teyze ve kızı Özcan geldiği zaman evin içinde nereye saklanacağımızı bilemezdik.Kardeşimi ve beni durmadan çimdiklerdi.Bir tuttumu morartana kadar bırakmazdı manyak .Biz avanak iki kız kardeşte sadece çığlık atardık.Bunlar hep annemin yüzünden oldu ama ,kimseye vurmayın,kimsenin kalbini kırmayın diye diye avanak olduk.Hala aynı kimsenin kalbini kırmayalım diye diye bizde kalp kalmadı. Eman neyse ,bugün hava mis gibi.çıkıp bir içime çekip geleyim.Ayağım için ilaç kullanıyorum.Daha iyi.Doktorda çok iyiydi hem.Saatlerce ameliyattan sonra polikiniğe gelip ,hastalarıyla ilgilendi.Bunun için çok üzüldüm.Allah doktorlarımıza güç versin. Öyle işte.

5 Aralık 2017 Salı

aslında fenomende olup,yemekte yapabilirdim ama çok uykum var...

bugün instagramda bir paylaşım gördüm.reklam içeriyordu ve insanlar altına sana hiç yakışmıyor reklam kokan haraketler yazmıştı.

bloglar arasında neden blog yazıyorsun? diye bir mim dolaşırdı önceden.ben bunu çok düşündüm.neden blog yazıyorum ...?
çünkü en kolayı blog yazmak.sanırım 2009 da ilk blogumu açmıştım.geleceğimin tam bu nokta olacağını düşünmemiştim.benimle birlikte blog yazanlar ya kitap yazarı oldu,ya da instagram fenomeni oldu.benim gibi bir kaç kişi hiçbir şey olamayanlar blog yazmakta halen inatlaşıyor.
instagram fenomeni olamazdım,devamlı bir koşuşturma içindeler çünkü.cafeye git kahve iç,tanıtımını yap,ipçiye git ip al,tanıtımını yap,zeytinciye git zeytin al,tanıtımını yap,iç çamaşırı almaya git ,tanıtımını yap,ben böyle şeyler yapamayacak kadar tembelim.geçen gün, çok koşturdum,evde yemek yok,kahvaltı yapıyoruz,yazmıştı bir fenomen.sanırım bu bir mesaiye dönüşmüş durumda ve ben buna sıcak bakmıyorum.ama sonuçta kadınlar para kazanıyor mu,kazanıyor,ne yapalım,saygı duyup geçelim.uzatmayalım.yani ben uzatmayayım.
kitap yazma konusuna gelince ,hep istedim doğru, lakin hiç başlamadım.dedim ya,çok tembelim ben.
sadece lafta ,laf salatasını çok güzel yaparım.

lakin artık salata yapamayacak kadar da yorgunum.bu blogu açarken kendimi sıkı sıkı tembihledim.bunu kapatmayacaksın ,dedim.ne olursa olsun.bu senin son blogun olacak ,dedim.evet bundan vazgeçmiş değilim.bu benim son blogum.kapatmayacağım.lakin şu bir gerçek ki,yazmak bana artık heyecan vermiyor.ya da sıkıldım biraz,bundan sonrası için ne yaparım bilmiyorum.belki hergün yazmaya devam ederim.belki de arada bir yazarım.belki de hiç yazmam.

ağlayacağım şimdi,...



4 Aralık 2017 Pazartesi

aman tanrım aklımı uçurdun...

*H.abiyle konuştum.nedir bu logarların durumu? gece bir hareketlenme oldu,ben böyle hareketlenmelerde panikliyorum.
abla ,dedi h.abi geçen sene buraları yapan adamlar işlerini iyi yapmamışlar,belediyeden gelen ekipte mırıldanıp,söylenmiş,bu bizim işimiz değil,diye.zaten işini kim düzgün yapıyor ki abi,dedim.valla abla dedi ,söylene söylene gitti.ben ona abi o bana abla diye devam eden sohbetimizin sonucunda ikimizde sinirlendik.

*yarın doktor randevum var.ölmeme ramak kala doktora gitme durumum vardır.illahi ki can çekişmeliyim.çünkü bıktım.bazen doktorlardan bıkıyorum,bazen hastanedeki kalabalıklardan,bazen başka şeylerden bıkıyorum.ama artık ayağım feci acı içinde.bir ayı geçti,topuğumda feci bir acı var.
yürümekte zorlanmaya başladım.ve artık kaçabileceğim bir yer kalmadı.yine kafamda doktorun bana soracağı ve benim vereceğim cevapları planlamaya başladım.niye hemen gelmedin? derse ne diyeceğim felan bunları planlıyorum.çünkü bıktım sizden diyemem.

dün zumba yaptım,evde.pazara gittim,saçımı boyatmaya gittim.evde biraz fazla ayakta kaldım.gece acı içinde kaldım.inşallah yarın bir şey çıkmaz ve çabuk iyileşebilirim.acın nerdeyse,canın orda oluyor.

*buraya şimdilik başka ne yazabilirim,inan ben de bilmiyorum.

*işte böyle

bugünlerde en çok bu şarkıyı dinliyorum LP-WHEN WE'RE HİGH


1 Aralık 2017 Cuma

not hot

gece birdenbire uyandım.saat 4 civarıydı.başımı sağa sola çeviremiyordum.sanki kafamın içi civa gibi kaygan ve ağır bir şeyle doluydu.öyle çok ağrı hissettim ki,kıpırdayamıyordum.yutkunmaya çalıştım.boğazımdaki yanma hissi konuyu algılamama sebep oldu.soğukalgınlığı,faranjit tarzı bir şey.
kafamı çok oynatmadan yataktan doğruldum.mutfağa gittim.bir tane ağrı kesici içtim.aynı şekilde yatağa geri döndüm.sonra 6.30 da alarm çalana kadar geri uyudum.

biraz önce sert bir kahve içtim.bir kaç blog yazısı okudum.eskiden sıkı sıkı bağlı olduğum blog aleminin artık ucunda,kıyında durduğumu biliyorum.her blogu okumuyorum.halen çok iyi yazanlara zaafım var.onları okumaktan hiç vazgeçemiyorum.mimlere katılmam,yorum çok yazmam.ayda ortalama 2-3 tane yorum yazmışlığım vardır.her bloga yorum yazacak kadar bir enerjim yok.yazı beni çekerse okurum.eski blog arkadaşlarımı takipte olmasam da bazen uğrayıp okurum.neden koptuğumuzu bilmiyorum.görüş farklılıkları olabilir belki.ama ben aynı görüşte olmasam da iyi yazıları okurum.eskisi gibi sevgiyle ve hevesle blog yazmayı çok isterdim.belki yaşla alakalı bir durum bu heves olayı.bilmiyorum.

haberleri izliyorum.izledikçe milyondolarlar ifadesinden nefret ediyorum.paradan nefret ediyorum.siyasetten nefret ediyorum.şiddetten nefret ediyorum.

fazıl say şöyle yazmış;

sabırlı ol,
güçlü ol,
içine çek nefesi.
hayatı,iyiyi içine çek,
evrendeki iyiden asla vazgeçme.

evrendeki iyiden asla vazgeçmemeye çalışıyorum.
umudumu bitirmemeye çalışıyorum.
bazı şeylere katlanamıyorum.
savaş suçlusu birinin kendini zehirlemesine katlanamıyorum mesela.
ve ya adının bile ne olduğunu tam anlayamadığım suçlululara katlanamıyorum.

çocuklar benim hassas noktam,yumuşak karnım.ne olursa olsun.onları yargılayamam.zengin,fakir diye yorumlayamam.ne olursa olsun,anne ve babalarının günahlarını onlara yükleyemem.
kim ne derse desin böyle düşünmeye devam edeceğim.

iyi günler dilerim

mans not hot

30 Kasım 2017 Perşembe

bıyıklı

foto netten alıntı...


günlerdir baş ağrısı çekiyorum.sıkıntıdan sanırım.ya da çok fazla uyumaktan.bugün erken uyandım.hayatımı düzene sokmalıyım,insan içine çıkmalıyım,yürümeliyim,dökülen yapraklara basınca çıkan sesin zevkine varmalıyım.bunun farkındayım.keşler gibi öğlene kadar uyuyup,şiş gözler ve sarkık kollu hırkamla evin içinde dolaşmamalıyım bunu da biliyorum.

bildiğim şeylere güvenerek,dışarı çıkayım ,pazara gideyim dedim.balkona çıkıp havayı kontrol ettim.epey soğuktu.dolaptan uzun mantomu çıkardım.elimi cebine attım.cebimden bir dikiş ipi,bir de on lira çıktı.çok sevindim.ayakkabılarımı giyinip kapıdan çıktım.yolu yarıladım.H.ile karşılaştım.ayaküstü konuşurken''abla bıyıkların çıkmış ,dedi..nasıl yani dedim.ben kaş ve bıyık konusunda takıntılıyım'' biliyorum bu imkansız ama ya gözümden kaçtıysa...evet saçlarımda biraz beyaz var.ama bıyık ..bu imkansız.eve dönsem diye düşündüm anında.bıyıklarım varsa dolaşamam.
sonra ,bana bunu söylemek zorunda mıydın ,dedim.yok belli olmuyor ,dedi sonra.şakacı biridir ama ,ya doğruysa ...
neyse dedim belki bıyıklı bıyıklı dolaşırsam bu takıntımdan kurtulurum.
pazara yürüdüm.köpekler dönercinin önüne serilmişler...arabalardan geçecek yer kalmamış,iki arabanın arasından göbeğimi içime çekerek geçebildim.sonra alışverişe başladım.yarım kilo fasulye,üç tane patlıcan,iki kilo patates aldım.sonra biraz kaşar loru ve tereyağ.
sonra eve döndüm.eve gelip hemen aynaya baktım.bıyıklarım yoktu.olsa görürdüm.
kuru incir ve kasımpatı almayı unutmuştum.
tekrar çıkmayı gözüm kesmiyor.insanlarla bu kadar temas yeterli bugünlük.yarın için çıkıp merkeze yürürüm,fırına uğrayıp ekmek alıp geri dönerim.bunu yapabilirim.
korkularımdan belki böylece kurtulabilirim.
korkuyorum ben artık insanlardan.hem de çok.


28 Kasım 2017 Salı

yamuk

Üç kez seni seviyorum diye uyandım
Tuttum sonra çiçeklerin suyunu değiştirdim
Bir bulut başını almış gidiyordu görüyordum.
Sabahın bir yerinden düşmüş gibiydi yüzün.
Sokağı balkonları yarım kalmış bir şiiri teptim
Sıkıldım yemekler yaptım kendime otlar kuruttum
......

 ben büyüdükçe ,her şey büyüyor.çocukken gördüğüm gibi değil hiçbir şey.hiçbir bisküvi,kemal abinin hastaneye ziyaretime gelirken getirdiği petibör gibi lezzetli değil.daha sonraları çokça petibör yedim.sütle,çayla,suyla ..ama o tadı bulamadım.kemal abi sanırım benden 25 yaş büyüktü,öğretmendi.komşumuzdu onlar.elif ablam,nafiye ablam,kenan  abim,kemal abim. .balkonlarımızın bitişik olduğu en üst kattaki iki apartman dairesinde otururduk.annem yaptığı yemeklerden götürürdü onlara hep.babam hep destek olurdu ,abilik yapardı.ev sahibimiz belalıydı.çoktan rahmetli oldu.ortalıkta ev sahibimiz için çok laf dönerdi.nasıl öyle zengin olmuş,şehir efsanesi gibi yayılmıştı.parayı çok severdi.kira biraz gecikti mi,ortak ödenen su faturasının parası biraz gecikti mi,sopasıyla çıkardı rahmetli  kiracıların kapısına.kemal abimlerin kapısına dayanmış birgün rahmetli.çünkü kemal abim itiraz etmiş gelen su faturasının onlara düşen payına.faturayı görmek istemiş.rahmetli ev sahibi sonrasında çıkmış kapıya,polise de bunlar kominist diye şikayette bulunmuş.kapıda polisler.nafiye ablam ağlıyarak çalmış bizim kapıyı.annem ve babam hemen olaya karışmışlar.babamda polis zaten.gelen polis amcalarda tanıdık.kemal abimi kurtarmış işte,kuru iftiradan...şimdi ölmüş gitmiş bir herifin arkasından bunları yazmak bana yakışmasa da aslen gelmek istediğim konu,iftira işte.
böyle çamur at izi kalsın dedikleri.Allah kimsenin başına vermesin.iftira atanların da inşallah o kocaman ağızları yamulsun.

canım sıkılıyor benim.kendi hesabımı göremediğim ve ilahi adalete sığındığım için.
baktım İlhan Berk gibi şiir yazamıyorum.oturdum bunları yazdım.
iftira atanların koca ağızları yamulsun istiyorum.ilahi adalet bu dünyada yerini bulsun.
burda bir yağmur bir yağmur..
güzel şeyler yazmak istiyorum ,yazamıyorum.

24 Kasım 2017 Cuma

tasarım

bizim evde dün akşam sert rüzgarlar esti..po ders çalışmayı sevmiyor.sorguluyor devamlı,bu kağıtları üçgen yapıp ,yapıştırmak benim ne işime yarayacak, diyor.ona açıklamaktan ,yorulmuş durumdayım.akşam iki aydır elinde süründürdüğü tasarım ödevi,benim tarafımdan katledildi.ben beğenmedim,orası olmamış,burası olmamış derken .parça parça oldu tasarım.po gayet rahat,uykum var ,dedi.sonra ona beddua ettim.inşallah büyüyünce öğretmen olursun ve aynı senin gibi vurdumduymaz bir öğrencin olur ,dedim.odanın içi çok gerildi.M.olaya dahil ama sesini çıkarmıyor.ikimiz o parçaladığım ödevi düzeltmeye çalışıyoruz.yapmaya çalıştıkça,daha bozuluyor.ve biz boğuşurken ,po gidip uyudu.M.bana kızdı;çocuktan şaheser mi ,yapmasını bekliyorsun,dedi.
şaheser beklemiyordum ama ilgi göstermesini bekliyordum.M.de en çok ona kızıyor.ikimiz parçalanan ödevi tekrar birleştiremedik.
M. kalıp çıkarttı sonra tek tek  yapmaya başladık.sonra M.de uyudu.kağıtların ,yapıştırıcıların,içinde debelenmeye başladım.gece 2 olmuştu ve ben halen katla,kes,yapıştır yapıyordum.en sonunda çok düzgün olmasa da bitirdim.sonra içimden,şimdi bunları neden yaptırıyorlar ki acaba ,dedim.
hani arabayla giderken karmankarışık kavşaklar,hangi araba nerden geliyor belli olmayan ana caddelerin çizerleri acaba ,bunları neden öğreniyoruz diyen insanların mı eseriydi.bazen nasıl bir mimari,nasıl mühendislik dediğimiz ,yargıladığımız karmançorman işler bu sorgulamalardan dolayı mıydı?
ben bu aralar ebeveynlikte zorlanıyorum.odasını temizliyorum,mis gibi oluyor ama sonra tekrar darmanduman.çoraplar her yerde.alıştıramıyorum.çıkardığı yerde bırakıyor.masasının üstü kitap yığını.yapmıyorum bazen.ama o hiç rahatsız olmuyor.M. de bana biz buna ergenlik,diyoruz diyor.
Ama B. böyle değildi ,diyorum.iki çocuğum arasında kıyaslama yapıyorum,sonra vazgeçiyorum.
sanırım erkek çocuk ergenliği biraz daha zor ve şiddetli.anne ve baba daha sabırlı olmak zorunda.
elimizden geldiğince sakin oluyoruz.biz sakin oldukça işler daha sarpa sarıyor.cezalandırarak yaptırmak istemiyoruz.bazen seni sanayiye gönderelim de,aklın başına gelsin,diyoruz ama kendi söylediğimize kendimiz inanmıyoruz.
anne ve baba olmak,bir çocuğa ebeveynlik yapmak,iyi yetiştirebilmek gerçekten meşaketli.
kendime ve tüm ergen çocuğu olanlara sabır dilerken,en büyük şeyin sağlık olduğunu biliyor ve şükrediyorum.

anne blogu gibi oldu bu post ama içimden bunlar geçti.(sonra benim yazılarımdan ötürü yirmili yaşlarda sanıyorlar,sanmasınlar..bildiğin teyzeyim yani)


Kalpsiz

Şişko Şükran Teyze ve kızı Özcan geldiği zaman evin içinde nereye saklanacağımızı bilemezdik.Kardeşimi ve beni durmadan çimdiklerdi.Bir tutt...