13 Ocak 2019 Pazar

erimek

küçük ellerinle şiirler yazardın,biz içinde yüzerdik..
öksüz çocuklar güneşlenirdi sahillerinde,
üstümüzden sessiz martılar geçerdi sonra
kanatları kırık ;
kelebekler gibi.
sen şiirler yazardın,
şehrin orta yerinden gemiler geçerdi,
çığırtkan şarkılar söylerdik yağmalanan aklımızla,
sonra bir hayale sarılıp deniz kızlarını öperdik.
kaybolurduk bilinmedik sokaklarında gökyüzünün,
sen şiirler yazardın..
biz kelimelerin içinde sere serpe uyurduk,
en vahşi ,en gizli,en biçimsiz halimizle,
...
....

sonunu yazamadığım bir şey daha...
ve daha çok var böyle.
büyük bir hevesle başlıyorum yazmaya lakin hayal ettiğim gibi olmuyor.
yumuşak şeyler yazmak istiyorum aslında.
okuyanın ruhuna dokunmak
okurken
içinin yumuşamasını istiyorum.

ben bazen bazı yazıları okurken kalbimin yumuşadığını hissediyorum.ve sessiz bir ah! diyorum.
eriyorum:)
yazdıklarımla kalbi yumuşatıp ,eritmek istiyorum.
sonra neden böyle yıkık şehirlerden,kırık kanatlardan bahsediyorum bilmiyorum.
belki o andaki hislerim yıkık bir şehre benziyor.
bunu bilmiyorum.

denemeye devam edeceğim ;bunu bilin isterim.
kalbinizi yumuşatana kadar...
evet.



3 Ocak 2019 Perşembe

mutsuzluk felsefesi

söylesene mutsuzluk neye benziyor,
kurumuş dallara mı,göç eden kuşlara mı,
buz tutan parmaklara mı,
?

belki de yazılamayan mektuplara mı
...
neye benziyor.






27 Aralık 2018 Perşembe

Üstünü sıkı giy, üşüme, geceler ayaz*

sardunyayı balkonda unuttum,sabah hemen içeri aldım ama yaprakları buz tutmuştu,tomurcakları da.
canım çok sıkıldı.içeriye alınca tüm yapraklar çözüldü,mayıştı.tekrar canlanır mı bilmiyorum.
mutfak camının önünde duruyor şimdi.her baktığımda içim sızlıyor.

son günlerde keyfim yok.her şeyi boş veriyorum sanırım.
günler geçip gidiyor.


yaz gelsin.bozcaada'ya gidelim.
sokaklarda ıslık çalıp gezelim.


baharı özlemekten belki de.


14 Aralık 2018 Cuma

boş gemiler,gemiler boş

hadi bir şeyler yazayım diye oturuyorum,sonra yazıp yazıp siliyorum.
kedilerden bahsetmek,kardan bahsetmek,portakaldan bahsetmek istemiyorum bu yazıda.
okkalı,vurdumu oturtan cümleler kurmak,kaybolmak,gemileri yakmak gibi düşüncelerim var.
ama sadece düşünmekle yetiniyorum.
çünkü gemiler boş,cümleler hep eksik kalıyor.
içimde büyüyen ve büyüyüp çığlığa dönüşen sesleri bastıyorum .
kaybolursam geri dönemem diye korkuyorum.
ya dönemezsem,hep kaybolursam ve bir kabusa dönüşürsem.
yazmak niye böyle delirtiyor beni
ve neden yazamıyorum.
üzgünüm B;
çayı hep ben demliyorum,
portakalı da hep ben soyuyorum
dışarıda kar yağıyor.


2 Aralık 2018 Pazar

saat 23:36

her şey bitiyor,
bazen dalından kopan bir yaprağın düşüşü gibi bitiyor,bazen cama vuran yağmur damlaları gibi,
bazen kapıyı suratına çarpar gibi,ceketini alıp çekip gitmek gibi bitiyor,
bazen şarkıdaki son nefes gibi,bazen merdivenden tepetaklak düşer gibi bitiyor..

sonra bittiği yerden alışmaya başlıyor insan,
mevsim geçişleri gibi oluyor alışmak ,
yanmaya alışıyor,üşümeye alışıyor,kuruyup dökülmeye,bir bakışla yeniden sevmeye alışıyor.

...

...

unutmaya alışıyor en çok.unutulmaya alışıyor.

insan



-mektup yazmak istiyorum sana...-

unutuyorum...

bilgi

bloggerde sıkıntı mı var,yorum yazamıyorum nedense...

15 Kasım 2018 Perşembe

kısa kısa,

*uzun boyu,geniş omuzları  ve sert bakışları vardı.hiç konuşmasa,gülebileceğini düşünemezdim.
yumuşak sesi ve gülünce genişleyen ağzı ve bembeyaz dişleri vardı.
gülünce güzelleşirmiş tüm insanlar.
ben böyle şeyler yazmam aslında,hayatı anlamak,insanın hayata pozitif bakması,sevelim sevilelim misali...ama gülünce güzelleşen insanlar var işte.
buraya gelip yazma ihtiyacı hissettiren.

*benim için zor bir hafta oldu.annem katarak ameliyatı oldu.onun ameliyattan çıkışını beklemek asır gibi geçti.anneme düşkünüm.annem de öyle .çocuklarına aşırı düşkün.
şimdi iyi.yarın kontrole götüreceğim.devlet hastanesinde çok iyi ve insana değer veren bir doktora rastlamak büyük şans

*yine kafamın içinde tik tak tik tak ,öykü yaz,yaz,yaz ,hadi yaz vakti geldi.
kendimi yün yumaklarından kurtarabilirsem ,başlayacağım.
bebek,tilki,tavşan felan örüyorum.burda işte
sonra garip hissediyorum.bunların hepsi boşluktan.
vallahi boşluktan.

*sabah programları izliyorum kahvaltıdan sonra çay içerken.
en çok kayıp kadın haberleri oluyor.
kadınlar gidiyor dosttum.gidiyor.her şeyi arkasında bırakıp gidiyor.
çay fincanlarını,saç fırçalarını ,yastıklarını ama en acısı çocuklarını terkedip gidiyor.sevgisizlikten belki,belki yokluktan,değersizlikten...şiddetten..
bunları düşünmek yoruyor beni.

*telefondan yorum yazamadığım için yorumlara cevap yazmakta gecikiyorum.kusura bakmazsınız inşallah.

*şarkı

erimek

küçük ellerinle şiirler yazardın,biz içinde yüzerdik.. öksüz çocuklar güneşlenirdi sahillerinde, üstümüzden sessiz martılar geçerdi sonra ...